Ayna Programı :: Web Sitesine Hoşgeldiniz ::
Ayna
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | English | Açılış Sayfam Yap | S.Kullanılanlara Ekle 18-05-2024
Türk vatandaşlarına vize UYGULAMIYOR! (YENİ BÖLÜM)
 
   
Canlar Ãœlkesi Abhazya
Dar bir şerit olarak uzanan Abhazya, beş asırlık tarihî, yarı tropikal bitki örtüsü, dağlardan süzülen suları, parıldayan nehirleri, berrak gölleri, hırçın denizi, sahil şeridinden yükselen heybetli Kafkas Dağları, Karadeniz Çayı, Ege Tütünü, Akdeniz Narenciyesi, fındık tarlaları, palmiye ve okaliptüs ağaçları, geleneklerine bağlı çalışkan dürüst halkı ile sanki bir masal ülkesi, bir yeşil cennettir.

Ünlü yazar  Anton Çehov bu coÄŸrafyayı görünce “masallar dışında insanın gözlerini böylece kamaÅŸtıran bir baÅŸka yer yoktur”” demiÅŸ, haklı. Abhaz halkı için ister Åžaman, ister Hristiyan, ister Müslüman olsun, dininden önce gelenekleri ve kültürü gelir. Abhaz halkını birbirine kenetleyen, günümüze ulaÅŸtıran Bizans, Rus, Gürcü, Åžaman, Ermeni kültürlerinin bir mozaiÄŸi olma özellikleridir. Yıkım ve acılardan payını alan bu coÄŸrafyada tarihin sayfalarını ÅŸöyle bir aralayalım.
Önce IV Yüzyılda Bizanslılara baÄŸlı bir eyalettir ve Hristiyanlık bu coÄŸrafyada hızla yayılır.  Çarlık Rusyası geniÅŸleyince bu mümbit toprakları da sınırına katmakta gecikmedi.
1851 – 1864 yılları arasında Çarlık Rusya’sına baÅŸkaldıran Abhazlar baÅŸarılı olamadılar.
Lenin’in 1917 BolÅŸevik  ihtilali ile birlikte 1918 – 1921 arası Abhazya bağımsız bir devlet olur.
1921 yılında Sovyetler BirliÄŸi’ne  16. Cumhuriyeti olarak katılır.
Stalin,  1931 yılında Abhazya’nın statüsünü “otonom bölgeye” indirerek Gürcistan’a baÄŸladı ve bu tarihten sonra Abhazya’nın bağımsızlık mücadelesi tekrar baÅŸlamış olur. 
1941 – 1945 yılları arasında II. Dünya Savaşının tüm acısı dünyanın bir çok coÄŸrafyasında olduÄŸu gibi Abhazya topraklarında da yaÅŸandı. 
1991 yılında, Gürcistan dağılan Sovyetlerden ayrılıp ayrı bir devlet olunca Abhazya da kendi bağımsızlığını ilan etmekte gecikmedi.
14 AÄŸustos 1992’de Gürcistan ordusu Abhazya’ya girer ve ordusunun baÅŸkomutanı GargaraÅŸuili ÅŸöyle der. “Yüzbin Abazayı yok etmek için yüz bin Gürcü’yü feda ederim. Neticede, on üç bin Gürcü ve 5 bin 300 Abaza hayatını kaybetti. 1993 yılının Eylül ayı sonunda Gürcü ordusu Abhazya’dan ayrılmak zorunda kaldı. Binaların en üst katları harabe haline geldi. Çünkü Gürcüler buralara aralarında  göÄŸüssüz hanımlarda  bulunduÄŸu  keskin niÅŸancılar yerleÅŸtirmiÅŸti.  Abhazya topraklarına  bir sene içinde  50 bin mayın döÅŸenmiÅŸ ve bundan  2 bin hektar verimli arazi  olumsuz etkilenmiÅŸtir.
Abhazya’nın bağımsızlığını bugüne kadar sadece dört ülke tanımıştır: Rusya Federasyonu, Venezuella, Nikaragua ve Naura Adası.
Aynı zamanda bir liman olan baÅŸkent Sohum’a  Ruslar “Suhum”, Gürcüler “Suhkani”,  Abazalar “Akua”,  Osmanlılar ise “Sohum Kale” diye isimlendirmiÅŸler.  Sohum botanik bahçesi çok zengin bir yelpaze içinde aÄŸaç, rengârenk bitki ve çiçekleri gezginlere sunuyor. BaÅŸkentte 1947 yılında açılan maymun parkında bulaşıcı hastalıklar ile terapi üzerine  çok sayıda deneyler yapıldı. Burası dünyanın en geliÅŸmiÅŸ Maymun AraÅŸtırma Merkezi idi. Hatta uzaya gönderilen Baker isimli zeki maymun bu zorlu yolculuÄŸa burada hazırlandı, sonra bu merkez kapatıldı. Bu parkta bugün sadece Muray isimli bir maymunun heykeli bulunmaktadır.
Sadece üç yüz bin nüfusa sahip canlar ülkesi Abhazyayı hep merak ederdim. On beÅŸ yıl önce sınırına kadar gelmiÅŸtim. Ama yaÅŸanan politik sıkıntılar yüzünden sınırı bir türlü aÅŸamayıp  geri dönmek zorunda kaldım. Soçi sahil boyunca geniÅŸlemiÅŸ Rusya’nın  önemli bir sayfiye kentidir. Bu yüzden yoÄŸun bir araba trafiÄŸine sahip. Soçi’nin komÅŸusu Adler YerleÅŸim Merkezi henüz sona ermeden  Psou nehrinin öbür yakasında Abhazya Sınırına varıyorsunuz. 
Sınırda uzun bir kuyrukla karşılaşıyorsunuz. Gerçi Rus vatandaÅŸları vizesiz geçiyor ama yolcuları da  tek tek bilgisayara kaydediyorlar. Rusya’dan sorunsuz çıkıyorum ama Abhazya polisi beni çeviriyor. Vizem yok! Ä°ÅŸte size yeni bir sorun! Bana eÅŸlik eden iki Rus gencinin taa Suhum’a gidip  benim için vize alıp geri gelmeleri gerekiyormuÅŸ. Bu en az  dört saat demek. YoÄŸun bir telefon trafiÄŸi sonrası bu yeni coÄŸrafyaya geçmeme müsaade ediyorlar.
Ayrıca ÅŸunu belirtmek isterim ki Abhazya’nın DışiÅŸleri Bakanlığı’nın internet sitesi üzerinden vize formunda pasaport bilgilerini doldurup çift giriÅŸli Rus vizesinin numarasını yazdıktan sonra beÅŸ iÅŸ günü içerisinde size yanıt geliyor. DoldurmuÅŸ olduÄŸunuz formla birlikte Abhazya sınırından rahat bir ÅŸekilde geçebilirsiniz.
YemyeÅŸil sahil boyunca yol alıyoruz. Zaman zaman da  mola veriyoruz. Gagra’da fındıklı bir poÄŸaça alıyorum. YaÅŸlı bir  teyze kendi bahçesinde yetiÅŸtirdiÄŸi mandalinanın suyundan ikram ediyor. Belki kuÅŸkulular, belki yalnızlar ama nazikler, paylaÅŸmaya da  hazırlar. Hem Çarlık hem de Sovyetler döneminde Abhazya  devasa bir  coÄŸrafyanın Fransız Rivierasıydı. Yine de  öyle.
Sahilde, damadan santranca bin bir çeÅŸit oyuna kendini kaptırmış ihtiyarları bir süre izliyorum. Yeni modern binalar inÅŸa ediliyor. Savaşın yaraları  tek tek siliniyor. Kahvede tanıştığım Abhaz gençler hayran oldukları müzisyenleri tek tek  sayıyor. Khibla, Mukba, Ranata, Bakatelia ve  Cimi Sumenia.
Lokantanın penceresinden bakıyorum. AÄŸaç, çayır ve yemyeÅŸil Kafkas daÄŸlarını, arka bahçede sallanan rengârenk çamaşırları görüyorum. Ä°nsanların ileride bir köÅŸede  sohbet ettiklerini duyuyorum. Oysaki Ä°stanbul’daki evimin penceresinden  sadece betonarme  binaları koca koca çelik vücutlu vinçleri, bitiÅŸik düzen sevimsiz   site evlerini ve soluk ışıklarını görebiliyorum. 


Kısa Kısa  Abhazya

• Abhazya lisanı oldukça zor bir gramer yapısına sahip.
• Soçi’den elektrikli trenle Sohum’a ulaÅŸmak mümkün. Ama Rusya Abhazya’yı bağımsız bir devlet olarak tanıdığı için Rusya - Abhaz sınırında bazen iki veya  üç saat bekleniyor.
• Abhazya’nın tarihi geçmiÅŸi ile bütünleÅŸmiÅŸ baÅŸarılı bir halk oyunları ekibi bulunmaktadır.
• Türkiye’de ortalama 300 bin Abhaz kökenli vatandaÅŸ yaÅŸamaktadır. ABD ve Avrupa BirliÄŸi’inde ülkelerinde yaÅŸayan Abhazlarla birlikte yurtdışında yaÅŸayanların sayısı 500 bine ulaÅŸmakta.
• Yurtdışında yaÅŸayan Abhazları ülkelerine geri çağırıyorlar. Geri dönenlere destek olup, hemen  arazi tahsis ediliyor.
• Abhaz inancına göre tanrı Ança diÅŸidir, doÄŸurgandır ve yüksek tepelerdeki Nika denen aÄŸaçlarda temsil edilir. Kadehler, cenazede 3 defa, düÄŸünlerde ise  8 defa, vatan, kardeÅŸlik ve tanrı  Ança adına kaldırılır.
• Yüzde yetmiÅŸbeÅŸi daÄŸlık olan bu ufak ülkenin Rus sınırından Gürcü sınırına, 240 kilometre olan  mesafeyi bir otomobille  4 saatte alırsınız. Abhazya’nın altı ÅŸehrinden dördü sahilde yer alır.
• Abhazların Atatürk’ü kabul edilen, devlet baÅŸkanları  Sergey Bagapç aynı zamanda Sivas kökenli   YazıcıoÄŸlu ailesinin de akrabası oluyor.
• Ä°ÅŸte bir de  Abaz fıkrası: Bir zamanlar baÅŸkent Suhumi’de sadece iki otomobil mevcutmuÅŸ ve bu iki otomobilin her gün iki defa çarpışma hakkı varmış.
• Abhazya’nın dünya çapında  ünlü ÅŸairleri  Fazıl Ä°skender,  opera sanatçıları  ise  Hibya Gerzmoa.
• Kafkas daÄŸlarının sert kuzey  rüzgârlarından koruduÄŸu yarı tropikal botanik bahçesi olarak üne kavuÅŸan Abhazya’da Sovyet döneminde Lenin, Stalin ve Yazar Alexander Soljenitsin’in yazlık evleri varmış. Ve dönemin ünlü futbol takımları da  burada kamp yaparmış. Hatta ünlü Harlem basket takımını bile  misafir etmiÅŸler.
• Nuh’un üçüncü oÄŸlu Yapet’in çocukları  olarak tanınan Lazlar ve Mingreller uzun yıllar birlikte yaÅŸamışlar. Zaten lisanları da benziyor. YaÅŸam ve ölümün ay tarafından düzenlendiÄŸine inanırlar. 1939 yılında Abhazya Gürcistan’a baÄŸlanınca Mingrelleri acele Abhazya’ya  sürdüler ve kısa zamanda onlar için Bania - Stalin evlerini kuruldu. Bu evler çok basit planlanmıştı. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet Trabzonu alınca Lazlar Müslümanlığı kabul etti. Mingreller de Lazlar gibi inatçı karakteri ile tanınırlar. Laz ve Mingrellerin ortak bir geleneÄŸi olarak, yeni yılın ilk günü evden  dışarıya hiçbir ÅŸey verilmez. Çünkü böyle bir eylem bereketi yok eder. Laz ve Mingreller cenazeye gidiyorum demez “aÄŸlamaya gidiyorum” der.
• Rus grupları sabahın 5’inde Soçi’den  yola çıkarak  günlük Abhazya Turu yapıyorlar. Bu turda 1875 yılında Rus Çarı III. Aleksander tarafından yaptırılan ve Karadeniz kıyısında bir güç sembolü olarak düÅŸünülen Novi Manastırı ziyareti var. Hâlen faal olan bu manastırda 700 rahip bulunmaktadır. Ayrıca Novi Afon’da trenle ancak 1,5 saatte gezilebilen ilginç  bir maÄŸarayı da  programlara dâhil ediyorlar.
• DileÄŸimiz yakında politik sorunları hal edip tüm dünyaya ulaÅŸan THY’nin direkt Suhum seferlerini de baÅŸlatması. Trabzon’dan deniz yolu ile veya Soçi’den sıkıntılı kara sınırını geçerek Abhazya’ya ulaÅŸmak bu can ülkesi ile yakınlaÅŸmayı  zorlaÅŸtırıyor.
• Abhazya bayrağındaki beyaz el, düÅŸmana “dur, sakın  bana sataÅŸma diyor” ama dostuna da  aynı anda “selam” diyor.
• Abhazya’da zengin kömür ve mermer yatakları bulunmakta.
• Anıha  Abhazya coÄŸrafyasında bir inanç. Bu coÄŸrafyada her birinden bir ailenin sorumlu olduÄŸu 7 adet “anıha” var. Anıhalar mucizevi olarak kaybolup arada sırada görünen kutsal kiÅŸilerin adına hazırlanmış.
• Cenazelerde ölünün yatağının üstüne sevdiÄŸi giysisi, çorabı, ayakkabısı, ÅŸapkası dizilir. Cenaze  töreni üç hatta beÅŸ gün sürer. Cenaze sırasında  tüm toplantılar, randevular iptal olur. Ölünün doÄŸum günleri her yıl mezarının başında kutlanır. Her ailenin genellikle arazisinin civarında özel  bir mezarlığı vardır. Mezar taşında resmi, bir ÅŸiir ve biyografisi bulunur. Hatta mezarının çatısındaki verandada ziyaretçilere meyve ve ÅŸarap sunulur. Ayrıca kaybettikleri aile ferdi için onun sevdiÄŸi yemekler hazırlanır.
• Bu mümbit topraklarda mandalina, sebze, meyva, peynir, fındık ve ceviz yetiÅŸmektedir.
• Abazyanın  mutfağı da çok  zengindir. Mısır ununda yapılan “abista”, fasülye ezmesi, “akudersisi”, Abaza peyniri, bir çeÅŸit peynirli ekmek olan “açaharç” ile  acılı eriksiz balı olan  “acıkayı” hemen sayabilirim.
• Türkçe’de argo  bir deyim var “Abaza olmak” bunun anlamı uzun süre “kadınsız kalmak” demektir.  Bu sözün nasıl doÄŸduÄŸunu bilmiyorum ama Abaza halkını çok üzdüÄŸü kesin.
• Bu dertli coÄŸrafyanın ÅŸu  duasına katılmamak mümkün deÄŸil: “Tanrı bütün dünya halklarına bağımsız ve mutlu etsin ama Abazaları da unutmasın.”

Hazırlayan: Prof. Dr. Orhan KURAL
Türkiye Gezginler Kulübü Kurucu BaÅŸkanı
E-posta: kural@itu.edu.tr



2011-08-27 12:53:19



facebook furl linkibol digg del.icio.us yumiyum
oyyla bagcik technorati twitter ffeed

YAZDIR

ARKADAŞINA GÖNDER

YORUM EKLEYİN
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 1 Bütün yorumlar...
mehmet hayrettin bozkır 2014-02-07 23:22:55 - 
ellerinize ve yüreğinize sağlık lakin kendi vatandaşının ülkesine dönmesine yerleşmesine destek veren bu yeni ülke yabancı ülke vatandaşlarının yerleşmesine ve iş imkanı bulmasına yardımcı oluyormu acaba


TÜM YAZILARA ULAŞMAK İÇİN...
Dünyaya en çok muz satan ülke (YENİ BÖLÜM YouTube kanalımızda)
Saim Orhan "Aykırı Soruları" Yanıtladı
Mesut Yar'dan Ayna'ya Övgü Dolu Sözler
Gezi-Belgesel Dalında Onbinlerce Öğrencinin de Tercihi Ayna
2012-2013 Yılının En Beğenilen Sunucuları
Ä°rlanda'da EÄŸitim
Bosna'ya Gitmenin Tam Zamanı
Zamanın Evliya Çelebi'si
Vardar Nehri'nin İkiye Böldüğü Başkent: Üsküp
Biraz 'Bari' Gelirsen Harran'ı Göreceksin
 



BASINDA AYNA

FOTO GALERİ


Belarus



Cibuti



Kanada 2014



Botswana



Süleymaniye



Maputo

Diğer GALERİLER için tıklayın...


VİDEO GALERİ


Costa Rica-1



Hong Kong-2



Hong Kong-1



Makau



Belarus



Panama-3

Diğer VİDEOLAR için tıklayın...

SAİM ORHAN'DAN GEZİ YAZILARI

RÖPORTAJLAR

ANKET


Anket Sonuçları



 

 

 

Site Üretim By Yaap | Copyright (c) 2009