Ayna Programı :: Web Sitesine Hoşgeldiniz ::
Ayna
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | English | Açılış Sayfam Yap | S.Kullanılanlara Ekle 23-09-2017
AYNA BU HAFTA YENİ BÖLÜMÜ COSTA RİCA İLE EKRANLARDA (yeni) Cumartesi 23:00
 
   
Boricuas - Porto Riko
Radyodan Samba-Salsa-Bolero’nun hareketli ritmi odaya doluyor. Zaman Karaib zamanı, zaman Porto Riko zamanı. Porto Riko size neyi anımsatıyor bilmem! Ama bana sorsanız hani ünlü bir müzikal vardı…


Filme de çekildi. Broadway’de defalarca sahnelendi, “West Side Story”. New York’un düşman gençlerinin arka mahalle kavgalarını anlatıyordu. New York’ göç eden Porto Riko’lular, Karaiblerin sıcaklığını, delikanlılığını, hareketini beraberlerinde Kuzey Amerika’ya taşımıştı. Onlar, artık soyu tüketilen Taino Yerlileri, İspanyol ve bu adaya köle olarak getirilen Afrikalıların kültürünün bir karışımıdır. Ünlü bir seyyah bu adanın halkını şöyle tanımlamış: “İnsanları, kıyıları ısıtan güneşi kadar sıcak ve samimidir.” Küba, Dominik Cumhuriyeti ve Jamaika ile beraber Büyük Antillleri oluşturan Porto Riko’nun kendine özgü ilginç bir tarihçesi var.

Yıl 1898: İspanyol ABD savaşı biter ve sonuçta İspanya kaybeder. Böylece Filipinler, Guam, Küba ve Porto Riko’da İspanya’nın hakimiyeti sona erer ama Porto Riko’da Küba’da olduğu gibi ABD işgaline karşı herhangi ciddi bir direniş görülmez.

Yıl 1917: Porto Riko’lular ABD vatandaşı olma hakkına kavuşur.

Yıl 1940-1953 arası: Porto Riko’nun siyasi liderleri ABD hakimiyetini kabul etmekle beraber “özgürlük” adına bazı yeni hakları da elde ettiler. İspanyolca, İngilizce ile birlikte resmi dil ilan edildi. Porto Riko’nun kendine ait bir bayrağı oldu. Dört yılda bir kendi valilerini seçmeye başladılar.

 Evet, Porto Riko halen belki yarı bir sömürge olarak anılabilir. Ama şu da bir gerçek ki halkının %98’i de bu durumdan hoşnut… Sadece içkili iken “bağımsızlık savaşçısı” oluyorlar ve “Viva Puerto Rico Libre!” (Çok yaşa özgür Porto Riko!) diye bağırıyorlar. Ayılınca ise gerçekleri fark ediyorlar. Ya Amerika şirketleri adadan giderse kim onlara iş verecektir. Sonra işsizlik parasını kim ödeyecek? Amerika Federal Kanunları bu adada geçerli, ancak bu kanunların dâhilinde kendi yasalarını oluşturuyorlar. Bu arada kısa bir not: ABD genel seçiminde Porto Riko’lular oy kullanamıyor.

San Juan Ne Kadar Sevimsiz!

 Ada nüfusunun 1/3’ünü bünyesinde barındıran başkent San Juan, kurucusu Ponce de Leon ile birlikte anılıyor. Gezginlerin genellikle kalabalık, sıradan ve sevimsiz olarak nitelediği San Juan kentinde sizlere eski şehirde her köşenin tadını çıkartarak bir yürüyüş yapmanızı öneririm. Porto Riko meydanları ile anılır. Kurucusu Ponce de Leon’un heykelini barındıran San Jose Meydanı, dört mevsimi temsil eden dört heykelciği ile Armas Meydanı, adanın isim babası Kristof Kolomb’un anıtı ile anılan Kolomb Meydanı, her yeni yüzyılda fıskiyeli havuz, merdivenler, Hz. İsa’yı temsil eden iki koyun, seramik sanatının gelişimini simgeleyen bir kolon gibi eklemeler yapılmış olan Bayaja Meydanı gibi.

Devleti temsil eden ve 300 milyon dolara mal olan, tamamen mermerden inşa edilmiş “Kapital Binasının” maalesef tuvaletinde su bir bidondan temin ediliyor. Tavanda yer alan gravürler Porto Riko tarihini anlatıyor. Etrafı tamamen surlarla çevrilmiş olan San Jose’de, eski şehrinde gösterişli San Jose Katedrali ile 12 dönüm alana kurulmuş olan San Cristobal Kalesini de görmeniz gerekir.

Yeni bir coğrafya’ya yerleşim kararı alınca oraya önce sağlam bir kale inşa etmek gerekir. Ama bu arada su sıkıntısı, sivrisinek, yerel kabilelerden savunma, bataklık gibi önemli sorunlarla mücadele etmek zorunludur. San Cristobal kalesi 2508 - 2534 yılları arasında işte bu olumsuz şartlar altında kurulmuş. Rehberimiz Baba Arslan, bize kaledeki yaşamı sanki bir tiyatro sanatçısı gibi esprilerle aktarıyor. Bir de şapel içeren kalede kalan 170 asker barutları ateşlememek için karanlıkta en öndekinin elinde yağ kandili ışığında bir ellerini duvara, diğer ellerini öndeki askerin omzuna koyarak yavaş yavaş ilerlermiş. Cephanelikte patlayıcıların sıcakta alev almaması için mükemmel bir doğal havalandırma sistemi hazırlanmış. 1855 yılında İspanya’da kısaltılan askerlik görevinin kendilerine de uygulanmasını isteyen bir subay ve üç askerin başkaldırısı sonrası tutuklanıp, idamlarını beklerken tutuldukları zindanda duvara yaptıkları harika yelkenli resimlerine bakıyoruz. Yelkenleri rüzgarla dolmuş, yeni yol alan yelkenliler, onların vatan özlemini dile getiriyor. O dönemde subayın hemen bitişinde duran ve kolay vurulmaması için çocuklardan seçilen trompetçi savaş esnasında tüm haberleşmeyi gerçekleştirirmiş. Eski şehrin dar sokaklarında yürüyoruz. Kaldırımın taşları oldukça farklı, bir defa parlak. Meğer bir metalürji tesisinin atıkları olup bakır ve çinko içeriyormuş. San Juan Katedrali’ne giriyoruz. Porto Rikolular dinlerine çok bağlı. Kiliseler dolup taşıyor. Kravatlı genç bir adamın şapelin üzerindeki tablosu dikkatimi çekiyor. Meğer Porto Riko kilisesi, Manuel Rodriguez isimli bu yardımsever şahsın “aziz” ilan edilmesi için Vatikan’a resmen başvurmuş.

El Yunque Yağmur Ormanları Milli Parkı, başkente sadece 45 dakika mesafede, 29bin dönüm araziye yayılmış ve ortalama 1850 metre yüksekte yer alıyor. Burada Çin bambusu, ince uzun mum ağacı, boy boy eğrelti otları dışında yüzlerce çeşit bitki görüyorsunuz. Ziyaretçi merkezinde ekosistemi konu eden çok ilginç bir film seyrettikten sonra havuzun başından itibaren 15 dakika kadar yağmur ormanının içinde yürünüyor. Yakahu adlı yerli liderin adını taşıyan gözetleme kulesine 96 basamakla çıkıp harika manzaraya göz atıp son olarak da La Mina Şelalesinde bir fotoğraf molası veriliyor. Bu arada bir ağacın yaprağından şapka yapılıyor ve diğer bir ağacın incecik sarı yaprağı, elinize sürünce aynen Chanel (5) kokusu yayıyor.

Kısa Kısa Porto Riko:

• Kibrit kutusu şeklindeki Porto Riko adasında yeşili coşturan 50 ırmak ve 1200 dere yer alıyor.
• Çok sayıda Amerikan şirketi bazı vergi avantajlarını kullanıp adada yatırım yaparak iş sahasını açtı. Böylece eceline terk edilmiş yoksul Porto Riko’lu köylü ve çiftçilere ekmek parası sağlandı. Bugün Porto Riko, kişi başına düşen 35000 dolar gelir ile Amerika’nın bir çok eyaletinden daha varlıklı.
• Adanın ikinci büyük şehri olan Ponce, XVII. yüzyılda kurulup XIX. yüzyılda ticari bir patlama yaşadı. Daha sonra da yıldızı hızla söndü. Bu kent kolonyal malikâneleri ile günümüzde de ilgi çekiyor.
• Orta Porto Riko’yu başlı başına kat eden 265 kilometrelik “Rota Panoramica” (Manzaralı yol) boyunca şirin dağ kasabalarının, sık ormanların, tarihi konakların ve karanlık ağaç tünellerin heyecanını yaşayacaksınız.
• Porto Riko “olimpiyatlara” ve “kâinat güzeli yarışmalarına” kendi adına katılıyor. Bir hatırlatma: Tam beş kez kâinat güzeli bu adadan seçildi.
• Adayı bekleyen en büyük tehlike 4 milyon olan ve hızla artan nüfusu, dolayısıyla da oluşan konut ihtiyacı. Dev alışveriş merkezi, altı şeritli yollar, genelde sıkışan trafik (Tapones), çifter çifter arabalar bu coğrafyanın ekolojisini hızla bozup tipik bir Amerikan modeli tüketim toplumuna çeviriyor. Zaten Porto Riko sokaklarında rastladığımız “obezler” bunun tipik bir göstergesi.
• Dağ sıraları ile korunan arazilerde lezzetli Porto Riko kahvesi yetişiyor.
• Porto Riko mezarlıklarında tüm mezarların başında her an taze çiçek var. Ya o kişinin akrabası yoksa veya adadan göç etmişse bu çiçekleri acaba kim koyuyor? Muhtemelen dostları, tanıdıkları, belki de komşuları… Bence ölüye, ölüme saygı çok önemli bir vefa borcudur.
• Porto Riko’da dünyanın en büyük ve duyarlı single-dish radyo teleskopu var. Bunun sayesinde dünyanın hangi noktasında bir astronotun bulunduğu anında tespit edilebiliyor.
• Amerika’da tüketilen kalp pillerinin yarısı Porto Riko’da imal edilmekteymiş.
• Porto Riko’nun Viques Adasındaki ABD Deniz filosu personeli tatbikat sırasında yanlışlıkla bir köylüyü öldürüp buradaki tarihi bir şapeli de yıkınca halk büyük bir tepki gösterdi. Sonunda bu “üs” Viques adasından taşınmak zorunda kaldı.
• Bazı iddialara göre ABD’ye giren uyuşturucunun %20’si kendi toprağı sayılan Porto Riko ile Virgin Adalarından sokuluyormuş.
• Porto Riko ekonomisinin üçte birinin kayıt dışı olduğu da sık sık gündeme geliyor.
• 1493 yılında Kristof Kolomb bugünkü başkent San Juan’a vardığında, yerliler kendisine altın hediye edince bu yöreye “Porto Ricco” yani “Zengin Liman” adını verdi ama İspanya’da haritalar hazırlanırken isimler karışır, böylece Porto Riko tüm adanın adı olur.
• Bu adanın iç kesiminde yer alan “Adjuntas” henüz inşaat yığını olmadan, kültürü ve gelenekleri ile bugüne ulaşan lezzetli kuru fasulye ve pilavı ile dikkati çeken güzel bir dağ kasabası.
• Porto Riko’nun sembolü melodik sesini kilometrelerce uzağa duyuran ufak bir ağaç kurbağası olan “kuku” (coçui).
• Bu tropikal adanın sahillerinin yağmalanması 1949 yılında Carribean Hotel Otelinin kendi plajını halk hizmetine kapatması ile başlamış oldu.

Hazırlayan: Orhan Kural



2011-04-12 17:09:48



facebook furl linkibol digg del.icio.us yumiyum
oyyla bagcik technorati twitter ffeed

YAZDIR

ARKADAŞINA GÖNDER

YORUM EKLEYİN
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 1 Bütün yorumlar...
ömer 2011-07-30 18:26:50 - 
keşke gidebilseydimm :((((


TÜM YAZILARA ULAŞMAK İÇİN...
Kanada'ya Göçmen Olarak Nasıl Gidilir?
Barış Köprüleri: Türk Okulları
Ayna Yeni Yayın Dönemine Yepyeni Sürprizlerle Başlıyor
Ayna Kameramanının Çilesi...
İngiltere'de Dil Ve Üniversite Eğitimi
Saim Orhan Finikelilere DünyaTuru Yaptırdı
Saim Orhan Sevgi Okullarını Göz Yaşları İçerisinde Anlattı...
Saim Orhan
Saim Orhan "Aykırı Soruları" Yanıtladı
Mesut Yar'dan Ayna'ya Övgü Dolu Sözler
 



BASINDA AYNA

FOTO GALERİ


Belarus



Cibuti



Kanada 2014



Botswana



Süleymaniye



Maputo

Diğer GALERİLER için tıklayın...


VİDEO GALERİ


Costa Rica-1



Hong Kong-2



Hong Kong-1



Makau



Belarus



Panama-3

Diğer VİDEOLAR için tıklayın...

SAİM ORHAN'DAN GEZİ YAZILARI

RÖPORTAJLAR

ANKET


Anket Sonuçları



 

 

 

Site Üretim By Yaap | Copyright (c) 2009