Ayna Programı :: Web Sitesine Hoşgeldiniz ::
Ayna
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | English | Açılış Sayfam Yap | S.Kullanılanlara Ekle 19-11-2017
AYNA BU HAFTA YENİ BÖLÜMÜ COSTA RİCA İLE EKRANLARDA (yeni) Cumartesi 23:00
 
   
Türkiye'den Bosna'ya Turizm Köprüsü
Bosna Hersek, uğradığı saldırılar yüzünden ciğerimizi kavuran kardeş ülkelerden biriydi.

O zamanlar elimizden geleni yapabildik mi bilmiyoruz. O acılı dönem bitti, yaralar sarıldı. Türkiye ile Bosna Hersek’in kardeşliği son dönemlerde hızlanan karşılıklı gidiş gelişlerle daha bir güçleniyor. Fidan Turizm, şimdiye kadar 10 bin vatandaşımızı götürmüş oraya. Yaklaşık dörtte biri de oradan gelmiş turist olarak bize. Ramazan ayında iftarları orada yapma projeleri var: “Biz, buraya ziyarete gelen insanlarımızın Bosna ile ilgili kanaatlerinden esinlenerek, bu güzellikleri Anadolu halkı ile paylaşmak ve bir köprü olmak istedik.”

Saraybosna "el" değil "il" gibi oldu
Avrupa’nın göbeğinde Osmanlı’nın havasını solumak Osmanlı’dan izler görmek isteyenler için Bosna Hersek görülmesi gereken bir ülke. Ortak bir tarihin ardından aralara sınırlar ve ülkeler girse de geçmişin izlerini silmek mümkün mü? Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’ya adımımızı atar atmaz Osmanlı dokusunu ve kokusunu hissediyoruz. Bir süre sonra kendinizi adeta bir Anadolu şehrinde dolaştığınızı sanıyor, Avrupa’da olduğunuzu hatırlamıyorsunuz bile. Evleri, sokakları ve Baş çarşısıyla tarih konuşuyor burada.

Şehri gezmeye, tahrip olmuş, bugün restorasyonu süren Osmanlı kalesinden başlıyoruz. Kale yüksek bir tepe üzerine kurulu. Şehir ayaklarımızın altında. Bu ilk bakışta bile, Osmanlı mimarisiyle yapılmış evleriyle, köprüleriyle ve neredeyse her sokakta bulunan camileriyle Osmanlı havasını soluyoruz. Fidan Turizm Müdürü Ali Dokumacı sadece bir mahalleyi gösteriyor bize ve ekliyor: “Sadece bu mahallede 74 cami var.”
Saraybosna, mimari açıdan Osmanlı şehirlerinin genel yapısı gibi dağların yamaçlarına kurulmuş. Evler yamaçlara kurulunca tarım ortada kalan geniş ovalarda yapılmış. Evlerin yamaçlardaki sıralanışındaki farklılık ilk bakanın bile dikkatini çekiyor. Öyle ki hiçbir ev bir diğerinin manzarasını kapatmıyor.

Osmanlı’dan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun hüküm sürmesiyle şehir uzunlamasına genişlemiş ve kendi mimari tarzıyla yapılar ortaya çıkmış. Baş çarşıda yürürken sağlı sollu bakırcıları, tahta oymacıları, Türkçe olarak “sabah şeriflerin hayrola” diyen esnafı gördüğünüzde içiniz daha bir ısınıyor şehre. Şehre simgesini veren sebil her daim akan suyuyla çarşının tam orta yerinde. Yorulanlara su vermek için bekliyor. Çarşıda ilerlerken öğle vakti geldiğini dört bir yandan okunan ezan sesleriyle anlıyorsunuz. Cemaati kaçırmamak adına hemen çarşıda bir cami ararken karşımıza Gazi Hüsrev Bey Camii çıkıyor.

Öğle namazından sonra caminin hemen yanındaki çeşmeden bir tas su içiyoruz. İnanışa göre buradan su içen tekrar gelirmiş bu topraklara. Çarşı içinde yürümeye devam ederken yolumuzda sağlı sollu Osmanlı hanları sıralanıyor. Hoş esnaf sohbetlerine katılıyor, yarı Türkçe yarı İngilizce anlaşmaya çalışıyoruz. Birdenbire çarşı keskin bir hatla ayrılıyor ve Avusturya-Macaristan yapımı binalarla Avrupa’ya adım atılıyor. Bu şekilde ilerledikçe şehrin aslında ikiye ayrıldığını görüyoruz. Ve tarihe nelerin tanık olduğuna şahit oluyor savaş sırasında bomba yağdırılan yerlerin hatırlatıcısı durumundaki kırmızı işaretler. Fatih Sultan Mehmet’e tabi olan Boşnakların Müslüman olmasından sonra bile şehirdeki kiliselerle farklı dinlere mensup insanlar, Osmanlı’nın hoşgörüsüyle dinlerini yaşamakta hiçbir zorluk çekmemişler. Orada tanıştığımız yaşlı bir Hıristiyan, elindeki Fatih döneminden kalma belgeyi gösteriyor. Belgeyi sımsıkı saklıyor bir gün birileri gelir de bu topraklardan çıkarmaya çalışırsa diye. Tarihe farklı pek çok yönüyle şahitlik etmiş bu diyarı gezmek, görmek bir ayrıcalık. Bu ayrıcalığın farkına varan Fidan Tur yetkilileri Türkiye’den neredeyse her hafta 2 kez bir charter uçakla geziler düzenliyor Bosna Hersek’e. Son 3 yıl içerisinde Türkiye’den Bosna Hersek’e gelen kişi sayısı 10 bin kişiye yaklaşıyor. Biz de bu hizmetler hakkında Fidan Turizm Müdürü Ali Dokumacı Bey’le konuşuyoruz.

Bosna gezilerini ne zaman başladı, böyle bir organizasyona neden gerek görüldü?
1994’te okul açmak için Bosna Hersek’e eğitim gönüllüleri geldi. Bosna Hersek, Türk okulları sayesinde bir eğitim çerçevesi içine alındı. Keşfedilen tarihî tabii ve kültürel güzellikler de, Anadolu halkına niçin tanıtılmasın fikri ortaya atıldı; çünkü Bosna Hersek, Türkiye ve Türkiye de Bosna Hersek gibiydi. Ama Avrupa’nın ortasındaki bu bakir güzelliği Anadolu halkı hiç tanımıyordu. Bosnalılar (Sırp, Hırvat, Boşnak) içinde hemen her aileden yolu Türkiye’ye düşen birisi vardı. Osmanlı’dan sonraki dönemlerde bu topraklardan Türk ve Osmanlı izi silinmek istendi. Tarih kitapları Türk ve Osmanlı aleyhinde yazılmaya başlandı. Buna rağmen Boşnaklar, Türk ve Osmanlı tarihini kendi tarihleri olarak kabul ettiler. Biz de buraya ziyarete gelen insanlarımızın Bosna ile ilgili kanaatlerinden esinlenerek, ‘bu güzellikleri neden Anadolu halkı ile paylaşıp bir köprü olmayalım’ dedik; turizm fikri böylece 2003 yılında başladı.

Balkanlar’da o kadar ülke varken neden Bosna?                                                                                          Bu topraklarda 500 yıllık ortak bir tarihimiz var. Anadolu’nun batısına kadar Selçuklu eserlerinin yoğunluğu ne kadar fazla ise Bursa’dan itibaren Balkanlar’ın genelinde Osmanlı çok sayıda eseriyle tarihe mührünü vurmuş. Bu tarihî eserlerin en fazla yer aldığı ve Avrupa’ya en yakın bölge Bosna Hersek. Bosna Hersek; kütüphaneleriyle, camileriyle, hamamlarıyla ve Osmanlı’nın hoşgörüsüne sığınmış kiliseleriyle, havralarıyla tam bir açıkhava müzesi. Tarihimiz, eserlerimiz Bosna’da o kadar korunmuş ki sokak isimleri aynı kalmış, “abdesthane, çıkmaz sokak, soğuk pınar, Evliya Çelebi” bunlardan sadece birkaçı. Cuma hutbelerinde bazı hutbelerin Osmanlıca okunması, müezzinlerin hutbe öncesi müezzin dualarını Türkçe okuması, bayramlarda “Bayram şerif mübarek olsun” ibaresinin kullanılması, cenazelerde “Başın sağ olsun” denmesi gibi. Bu güzelliklerin korunması bu topraklarda yaşayan Müslümanların bu coğrafyanın en eğitimli, en görgülü ve entelektüel insanlar olmasından kaynaklanıyor. 500 sene Sırp, Hırvat ve Boşnak bir arada kimse kimsenin hayatına ve inancına müdahale etmemiş; ta ki Osmanlı buralardan ayrılıncaya kadar. Osmanlı ayrılırken bu millet ağıt yakmış. Dış güçlerin, Osmanlı’nın hoşgörüsünü yıkmak için gösterdikleri gayretin neticesini aldıkları son savaşa kadar Boşnaklar, Bosna’nın iki rengi var diyorlardı; yazın yeşil, kışın beyaz. Şimdi bir rengimiz daha var diyorlar, kırmızı (şehitlerimizin rengi).
İftara Saraybosna’ya bekliyoruz

Gelen ziyaretçiler en çok nereleri görmek istiyor?
Bosna’nın hemen her şehri tarihî ve tabii güzelliğe sahip olduğundan görülmesi değer yerler. Bizim gezi paket programımız da gelecek olan misafirlerimizi tatmin edecek şekilde hazırlanıyor. Program içinde Saraybosna, Mostar, Travnik, Banyaluka, Gorajde, Srebrenitsa ve Bihaç yer alıyor. Ayrıca arzu edildiği takdirde dağ turizmi, rafting, yamaç paraşütü gibi aktiviteler de sunuluyor. Fakat misafirlerimizin gezmek ve görmek istediği yerlerin başında burada açılan Türk okulları yer alıyor.

Türkiye’den katılım en çok hangi illerden oluyor, gelenlerin ne kadarı Boşnak kökenli?
Türkiye’den gelen misafirlerimiz İstanbul başta olmak üzere Samsun, Giresun, Trabzon’dan, Maraş, Urfa, Antep’e kadar; İzmir, Denizli, Manisa’dan Marmaris, Antalya’ya kadar; Edirne, Kırklareli’nden, Malatya, Ankara, Kayseri’ye kadar, yani Türkiye’mizin her bir köşesinden bazen küçük ilçelerinden geldiler. Misafir gruplarımız ailelerden, işadamlarından, genç ve öğrenci gruplarımızdan oluşuyor. Misafirlerimizin Boşnak asıllı olanları yüzde 1 oranında.

Bosna halkı ile gelen ziyaretçileri kaynaştırma adına neler yapılıyor?
Her dine mensup 5-18 yaş arası öğrencilerden oluşan bir müzik koromuz (Sultan Mehmet Fatih Gençlik Korosu) var. Bu koromuz her hafta gelen misafirlere müzik konseri veriyor. Gelen misafirlerimizi başta Türk okullarında okuyan öğrencilerimizin velileri ile tanıştırıyoruz, böylece arada güzel bir kaynaşma oluyor ve hatta kardeş aile olmak isteyenler de oluyor.

Bosna’dan Türkiye’ye de geziler düzenleniyor mu?
Aynı güzellikte Bosna’dan Türkiye’ye giderek artan bir talep var. Bu talebin bize düşen kısmını karşılamak için Türkiye’ye bakan organizasyonlar da yapıyoruz. Bu zamana kadar gelen misafir sayımız 2003-2005 yılları arası Türkiye’den 9.550 ve Avrupa’dan 2.700 civarında.

Yeni projeleriniz var mı?
Yaklaşan Ramazan münasebetiyle Türkiye’deki iftarların havasını solumak üzere burada da bir ilk olacak olan toplu iftarlar vermeyi düşünüyoruz. Bu düşüncemizi burada eğitim hizmetleri veren Bosna-Sema Eğitim Kurumları ile paylaştık ve onların da büyük desteğiyle bu iftarları Saraybosna’da bulunan tarihî Kurşunlu Medresesi’nde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ve Türkiye’den gelecek değerli misafirlerimizi, bizzat elinde kepçe ile Boşnak kardeşlerimize iftar servisi yapmaya davet ediyoruz. Bu katkılarından dolayı şimdiden Bosna-Sema Eğitim Kurumları Genel Müdürü Fatih Gürsoy Bey’e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bosna’da her mevsim güzel olduğu için farklı mevsimlik aktiveleri misafirlerimize sunuyoruz.

                                                                                                                www.fidantours.ba                                  

                                                                                                                    SAİM ORHAN

                                                                                                                               



2010-08-27 15:23:41



facebook furl linkibol digg del.icio.us yumiyum
oyyla bagcik technorati twitter ffeed

YAZDIR

ARKADAŞINA GÖNDER

YORUM EKLEYİN
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 0 Bütün yorumlar...

TÜM YAZILARA ULAŞMAK İÇİN...
Kanada'ya Göçmen Olarak Nasıl Gidilir?
Barış Köprüleri: Türk Okulları
Ayna Yeni Yayın Dönemine Yepyeni Sürprizlerle Başlıyor
Ayna Kameramanının Çilesi...
İngiltere'de Dil Ve Üniversite Eğitimi
Saim Orhan Finikelilere DünyaTuru Yaptırdı
Saim Orhan Sevgi Okullarını Göz Yaşları İçerisinde Anlattı...
Saim Orhan
Saim Orhan "Aykırı Soruları" Yanıtladı
Mesut Yar'dan Ayna'ya Övgü Dolu Sözler
 



BASINDA AYNA

FOTO GALERİ


Belarus



Cibuti



Kanada 2014



Botswana



Süleymaniye



Maputo

Diğer GALERİLER için tıklayın...


VİDEO GALERİ


Costa Rica-1



Hong Kong-2



Hong Kong-1



Makau



Belarus



Panama-3

Diğer VİDEOLAR için tıklayın...

SAİM ORHAN'DAN GEZİ YAZILARI

RÖPORTAJLAR

ANKET


Anket Sonuçları



 

 

 

Site Üretim By Yaap | Copyright (c) 2009